logo

Dijital Baskı Makineleri

Dilmenler Makine 2015 Yılı Tekstil Makineleri İhracat Şampiyonu

dilmenler_1Yaptığı tekstil makineleri ihracatıyla 2015 yılı 1.si olan Dilmenler Makine, üretiminin %70’ini dünyanın her yerine ihraç ediyor.

Birçok ülkede kurduğu mümessillik ağıyla ve servis noktalarıyla tüm hızıyla global çalışmalarını sürdüren firma, geliştirdiği kontinü yıkama hattının ardından rotasyon baskı makinesi üretimi için çalışmalar yapıyor.1982 yılında kurulan DMS Dilmenler Makine ve Tekstil San. Tic. A.Ş., bugün Çorlu- Tekirdağ’daki 85.000 m2’lik fabrikasında boya ve terbiye makineleri üretimine devam ediyor. Ürün yelpazesini genişletmeyi ve teknolojilerini yükseltmeyi hedefleyen Dilmenler Makine, son olarak geliştirdiği kontinü hatlarıyla dikkat çekiyor. Ayrıca rotasyon baskı makinesi üretmeyi planlayan ve bu konuda önemli gelişmeler kaydeden Dilmenler Makine, yurt dışındaki yapılanmalarıyla önemli bir başarıya imza attı. 2015 yılı tekstil makineleri ihracat şampiyonu olan Dilmenler Makine, üretiminin %70’lik kısmını ihraç ediyor. Firma, son atılımları doğrultusunda: Bangladeş, Özbekistan, İran, Endonezya, Tayland, Kore, Çin, Rusya, İngiltere, Hindistan, Portekiz, İsrail, Mısır, Suriye, Amerika Birleşik Devletleri, Ekvator, Peru, Şili, Meksika, Kanada, Güney Afrika, Pakistan, Yunanistan, Kolombiya, Polonya, Brezilya ve Guatemala’da açtığı mümessillikleri ve teknik servis hizmetleriyle yoluna tam gaz devam ediyor.

Dilmenler Makine Satış Müdürü Servet SIRATAŞ ile 2015 yılındaki ihracat artışlarının sebepleri ve yeni geliştirdikleri makineleri hakkında görüştük…

Tekstil makineleri ihracatında Türkiye 1.si olmanızda en önemli etken ne oldu?

2009-2010 yılında tüm dünyada yaşanan ekonomik kriz döneminde Türkiye’de yatırımların yavaşlaması, tekstil sektöründe de hissedildi, hem cirolar hem de ihracatta düşüş kaydedildi. Ama 2010 senesinin sonunda, tekstil sektöründeki yatırımlar canlanmaya, bu doğrultuda makine satışlarında belirli bir ivme yakalanmaya başladı. Biz de Dilmenler Makine olarak kurulduğumuz günden bu yana sürdürdüğümüz ilerlemeye ve gelişmeye, 2010 yılından itibaren artırarak devam ediyoruz…

2015 yılında Dilmenler Makine olarak hem ürettiğimiz makine adedinde ve çeşidinde hem de ihracatta bugüne kadarki en yüksek rakamlara ulaştık. Diğer yıllarda ürettiğimiz makinelerin ortalama %40-50’lik miktarını ihraç ederken 2015 yılında ihracatımız %70’e çıktı. Bu da bizi Türk tekstil makineleri ihracatında 2015 yılı birincisi yaptı ve ödülümüz, ITM 2016 Fuarında gerçekleştirilen törende takdim edildi.

 İhracatınızdaki bu önemli artış nasıl gerçekleşti?

Dilmenler Makine olarak uzun yıllardır birçok ülkede ticari atılımlarda bulunuyoruz. Makine satışlarımız artırmak için mümessillikler kuruyor ve buralarda servis departmanları oluşturup yetiştiriyoruz, teknoloji departmanları kurmalarını sağlıyoruz vb. yapılanmalar gerçekleştiriyoruz. Bunlar uzun vadede sonuç verecek olan yatırımlardır. Örneğin makine satmak istediğiniz bir ülkede uygun kriterlere sahip bir temsilciyle anlaşırsınız; o mümessil sizin ürününüzü satmak için ne kadar çalışma yapar ve bunlar ne kadar kabul görürse, o bölgede satış yapmanız daha kolay ve yüksek miktarlarda olur. Biz doğru mümessiller bulma konusunda 2010’dan itibaren iyi kararlar vererek hareket ettiğimize ve 2015’te bunun sonuçlarını görmeye başladığımıza inanıyoruz. Yıllar içinde doğru mümessiller bulduk, onlar pazarlarında kendilerini ve bizim makinelerimizi doğru şekilde tanıttılar, satış ve servis hizmetlerinde başarılı oldular, 2015 yılı tüm bunların geri dönüşlerinin patladığı bir yıl oldu.

Ayrıca genel anlamda Dolar/Euro paritesinin de bu ihracat artışında katkısı olduğuna inanıyorum. 2013 yılında parite 1,3 iken sonraki yıllarda 1,1’lere düştü. Biz Dolar ile para kazanan pazarlara Euro ile satış yaptığımız için bu düşüş müşterilerimizin lehine oldu. Doların Euro karşısındaki yükselişi sonucunda, beklemede olan bazı müşterilerimiz yatırım yapma kararı alarak durumlarını revize ettiler. Bunlar da genel olarak 2015 yılında sonuçlandı. Yani hem çeşitli ülkelerdeki yapılanmalarımızın doğru sonuçları vermeye başlamaları ve hem de Dolar/ Euro paritesindeki değişmenin bekleyen yatırımları ve makine siparişlerini artırması gibi önemli nedenlerle 2015 senesinde ihracatımız artarak bu noktayageldi.

Tekstil SubatÖzellikle odaklandığınız hedef pazarlarınız hangileridir?

Bangladeş ve Hindistan bizim çok uzun süredir varlığımızı sürdürdüğümüz ve kendimizi geliştirdiğimiz pazarlarımız dır. Özellikle Güney Hindistan’da ve Bangladeş’te oldukça aktif durumdayız. Son dönemde Kuzey Hindistan, örme sanayinde çok büyük bir pazar haline geldiği için orada yeni bir yapılanmanın içine girdik.

Endonezya, 2010 yılından sonra yer aldığımız ve geliştiğimiz bir pazardır.

İran’da yaptığımız çalışmalar, özellikle ambargonun kalkmasından sonra iyi sonuçlar veriyor. Mısır’daki yeni mümessilimiz, yeni yapılanmamız ve teknik servis bağlantılarıyla son 3-4 yılda büyük ilerleme kaydettik.

Pakistan’da yıllardır terör, doğal afetler vb. sorunların ardından son yıllarda önemli yatırımlar yapmaya başladılar. Özellikle ev tekstilinde dünyanın parlayan yıldızlarından birisi oluyor. Biz de oradaki payımızı artırmak ve varlığımızı güçlendirmek adına önemli çalışmalar yapıyoruz. Pakistan mümessilimiz, bizim de desteğimizle, çok ciddi bir alt yapı çalışması gerçekleştiriyor. Bunların sonucunda Pakistan’daki satışlarımız geçen yıl artış gösterdi.

Bir süredir Vietnam pazarı için de çalışmalar yapıyoruz. Orada ektiğimiz tohumlar da yeşermeye başladı ve kısa süre sonra büyük başarılar gerçekleştireceğimize inanıyoruz. Oradan gelen taleplerden, buraya gelip fabrikamızı gezmelerinden, yazışmalardan, bizim oraya ziyaretlerimizden bunu görebiliyoruz.

Özbekistan pazarı son 3-4 senedir bizim ihracatımızda çok önemli bir yer alıyor. Oradaki sanayiciler rüştlerini ispatladılar. Rusya ile olan ticari ilişkileri de başarıyla devam ediyor; 2 ülke arasında gümrük birliği olması, aynı dili kullanmaları gibi etmenler bu ticareti sağlamlaştırmış durumda. Bu doğrultuda Özbekistan, hem yerel hem de Rusya pazarına mal satmak adına çok önemlidir. İyi yatırım yapıyorlar, özellikle bu aralar boyahane yatırımlarına ağırlık veriyorlar. Dilmeler olarak orada hem geçmişimizle hem de markamızla oldukça iyiyiz ve artık makine satmaktan ileri, komple projeler yapıyoruz.

Tekstil SubatBaşarınızı destekleyen diğer faktörler nelerdi?

Makinelerimizi kullanıp memnun kalmış olan müşterilerimiz bizim en doğal satış elemanlarımızdır. Eğer müşterileriniz sizden memnun kalmaz ve başka firmalara “bu marka iyidir, kalitelidir, siz de kullanın” demezse, ne yaparsak yapalım satışlarımızın devamı gelmez. Bizim makinelerimizin iyi ve güvenilir olması, satarken verdiğimiz bilgilerin doğruluğu ve anlattığımız şekilde çalışıyor olması, kullanıcısına maksimum kar ve avantaj sağlaması, sorunsuz ve hatasız olması gibi özellikleri “olmazsa olmaz” özelliklerdir. Kalite, müşteri beklentilerinin üzerinde sunulan mal veya hizmet olduğundan, müşterilerimizin beklentilerinin üzerine çıkan makine ve ekipman üretimini kendine şiar edinmiş olan Dilmenler, yüksek verimlilikte çalışan makineler üretmektedir. Bir pazarda herhangi bir makineyi, oradaki mümessilinizin nüfusunu kullanarak satabilirsiniz. Ama makinenin kullanıcısına sağladığı avantajlar diğer makineleri sattırır.Yoksa devamı gelmez ve sadece tek seferle kalır.

Biz yıllardır yaptığımız çalışmalar, özellikle MEGAM Boyahanemizin bize kazandırdığı geri dönüşlerle makinelerimizi, müşterilerimizin beklediği standartların üzerinde sunmayı öğrendik ve pazarlarda bu sayede kabul görüp bilinen, güvenilir bir marka haline geldik.

dilmenler_5-largeYurt dışına ağırlıklı olarak hangi makinelerinizi ihraç ediyorsunuz?

Bazı müşterilerimize komple tesis kuruyoruz, özellikle Özbekistan’da ağırlıklı olarak bu şekilde çalışıyoruz. Örme üreticileri için gerekli olan tüm boya- terbiye makinelerini ürettiğimiz için tercih ediyorlar.

Diğer ülkelerde ağırlıklı olarak boya makinesi, ram, kesme makinesi, kurutma gibi çeşitli makineleri beraber satıyoruz. Özellikle son dönemde, kontinü yıkama hatlarımızla dikkat çekiyoruz. Örneğin Bangladeş’te ve Hindistan’da birçok proje gerçekleştirdik. Bunlar, önümüzdeki yılın alt yapılarını oluşturuyorlar. Şu anda yaptığımız görüşmeler doğrultusunda, 2017’nin kontinü hatlar için önemli bir yıl olacağını düşünüyoruz.

Kontinu hatlar konusundaki gelişmelerden söz eder misiniz?

Tekstil SubatBoya makineleri ve terbiye makinelerinin yanı sıra kontinü hatların da üretimini yapıyoruz. Bunların her biri farklı bir rekabet alanıdır ve farklı koşullara sahiptir. Boya makinelerinde hem Türkiye’de hem de dünyada çok fazla üretici olduğu için rekabet şartları biraz daha sınırlı durumda. Terbiye makineleri ise daha fazla teknoloji gerektiren, üretici sayısının nispeten daha az olduğu ama yine de ciddi adetlerde satılan makinelerdir. Bu 2 konu, bizim yıllardır üretimini yaptığımız ve markamızla kalitemizi gösterdiğimizve başarıya ulaştığımız makinelerdir. Biz de bir üst lige geçme, daha yüksek katma değerli modeller geliştirme ve rekabet oranının daha düşük ama Ar-Ge ve teknolojinin daha yüksek olduğu makineler üretme ihtiyacı hissettik. Böylece boya ve terbiye sanayine yönelik geliştirdiğimiz makinelerimizle yurt içinde ve dışında önemli bir marka haline gelmiş olan Dilmenler Makine olarak, kontinü hatlar ve baskı makineleri geliştirmeye başladık. Burada özellikle, fiyat politikasının daha az esnek olduğu bir konuda üretim yapmayı hedefledik. Son 5-6 senedir ıslak kontinü hat üretimine oldukça yatırım yaptık. Örneğin 2011 yılında ITMA Barcelona ve 2015 yılında ITMA Milano’da bu teknolojilerimizi tanıttık. ITM 2016 Fuarı’nda da standımızda kontinü yıkama hattımızı sergiledik. Bizim bu teknolojide de önemli bir marka olmak için çalışmalarımız devam ediyor. Çünkü biz oyuncusunun az olduğu ve ileri teknoloji gerektiren konularda da varlığımızı göstermek istiyoruz. Dünya genelinde kontinü yıkama üreticilerine baktığınızda, çok az Avrupa markası var ve fiyatları da oldukça yüksek. Diğer taraftan Uzakdoğu’da bu makineleri üreten firmaların fiyatları daha düşük olsa da kaliteleri sebebiyle pek tercih edilmiyorlar. Biz bu konudaki boşluğu doldurmak amacıyla bu işe girdik; Avrupalı markalar kadar yüksek kalitede ama daha uygun fiyata makine üreten bir marka olmak için uğraşıyoruz. Bu konuda yaptığımız çalışmalarla yıkama ve kasar konusunda kendimizi ispatladık. Şu anda Bangladeş’teki 2 projemizde tamamlandı. Birisi Hindistan’da yeni aldığımız bir sipariş, yakında kuracağız. Birkaç tane de Türkiye’de projemiz var. Bunları artırmak, güçlendirmek, büyütmek adına çalışmalarımız sürüyor. Amacımız; boşluk olan bir sektörü doldurmak, rekabetin az olduğu bir konuda kendimize yer edinmek ve yüksek teknolojili makineler geliştirip, herkesin üretemeyeceği makineler üreterek bu sektörde varlığımızı ispat etmek. Örneğin boya makinesi üretimini Türkiye’de de dünyada da çok fazla firma yapıyor. Ama yıkama teknolojileri böyle değil; “hadi ben de yapayım bir tane” diye üretemezsiniz. Teknolojisini denemek için hemen geliştirip üretemeyeceğiniz gibi müşteri açısından kolay kabul görecek, “bir deneyeyim” diye o kadar para verip alınacak bir makine de değil. Biz de hem üretim kalitemizle hem de firmamızın alt yapısı ve gelişimiyle belirli bir noktaya geldikten sonra böyle daha “özel” konularda kendimizi geliştirmek için çalışmalar yapmaya başladık. Çünkü bundan sonra çeşitlerimizi artırırken teknolojiyi yükseltip daha değer yaratacak sektörlerde bulunabilmeyi amaçlıyoruz.

Tekstil SubatBaşka konularda yeni teknolojiler için çalışmalarınız var mı?

Dilmenler Makine olarak baskı makinesi üretimi için de çalışmalar yapıyoruz. Bundan 2-3 sene önce Türkiye’de kimse baskı makinesi yapmayı hayal edemezdi. Başta boyahanelerin tamamı olmak üzere çok geniş bir kullanımı olan bu makineleri Türkiye’de yapabilecek bir firma yoktu. Biz şu anda rotasyon baskı makinesinin prototipini yaptık, geliştiriyoruz. Birkaç sene içinde dijital baskı makinesi konusunda da çalışmalara başlamayı planlıyoruz.

Şu ana kadar rotasyon baskı makinemizin çalışmalarının %80’ini tamamladık, 2017’de lansmanını yapacağız ve müşterilerimize kurarak çalıştırmaya başlayacağız. İlk makineyi kendi boyahanemize kuruyoruz. MEGAM Boyahanesinde hem jet boya bölümü var hem de baskı boya bölümü var. Rotasyon baskı bölümünde 3 adet başka markalarda makine kullanıyorduk. Buraya kendi prototip makinemizi de koyup hem diğer markalarla karşılaştırma yapacağız ve hem de kullanıcı için neler geliştirilebilir onları inceleyeceğiz.

Geliştirdiğiniz teknolojilerin kalitesinde MEGAM Boyahanesinin yerini ve önemini anlatır mısınız?

MEGAM Boyahanesi, günde 30 ton üretim yapan bağımsız ve ticari varlığını sürdüren bir fabrikadır. Burada biz de her boyahanede yaşanılan sorunları ve sıkıntıları yaşayarak makinelerimizin performansını ölçüyoruz ve bunlara göre geliştirmeler yaparak müşterilerimize sunuyoruz. Yani bizim MEGAM’da yaşadığımız her sıkıntıyı başka boyahanelerde de yaşıyorlar. Böylece makinelerle ilgili bilgiler verirken müşterilerimizle aynı dilden konuşabiliyoruz. Yoksa makine üreticisinin, boyahanede yaşananları anlaması maalesef pek mümkün değil. Demirle, elektronikle uğraşan bir makine üreticisinin, kumaşa dokunan, kumaşın rengindeki %1-2’lik bir farkı görmeye çalışan bir boyahaneci ile aynı tandansta düşünebilmesi pek kolay olmayabilir. Boyahane bize, bu gözle bakabilme şansını sunuyor.

Bugün sektörün geldiği noktada, sırf denemek ya da “ben de yaparım” demek için makine üretmenin bir anlamı olamaz. Çünkü artık yüksek teknolojili, yüksek katma değerli makineler geliştirmek, farkını göstermek, kaliteni sergilemek ve lansmanını doğru yapabilmek gerekiyor. Biz de farkımızı bir kere daha göstermek için bu tip makinelerden, baskı makinesi gibi, kontinü yıkama gibi spesifik konularda kendimizi geliştiriyoruz. Bu teknolojilerde “hadi bir makine yapmayı deneyelim bakalım” diyemeyeceğimiz gibi, müşterimizin de “hadi bir kur bakalım da olmazsa sonra söker geri alırsın” demesi de mümkün değil. Ürünün kalitesini direkt etkilediği için söz konusu makinelerde müşterinin beklentisi yüksek oluyor ve bunu karşılaması gerekiyor. Çünkü sorun çıkarsa “bir bakalım da deneyip çözelim” diyerek siparişini yetiştirmesi gereken müşterinizin üretimini durdurmasını bekleyemezsiniz. Bugün kendi üretimini kesintisiz, hatasız ve sorunsuz yapmak isteyen bilince sahip üreticiler,makinelerini alırken; “50.000 Euro ucuz olsun da deneyelim bakalım” demiyor, “gerekirse 100.000 Euro fazla vereyim, iyi ve güvenilir olsun” diye düşünüyor. Çünkü kimse 50-100 için siparişleriyle ilgili ciddi riskler almak istemiyor artık. Bu nedenle makine üreticiyseniz, emin olmadığınız bir teknolojiyi satmamanız gerekiyor. Biz de yeniliklerimizi, yeni teknoloji ve modellerimizi önce MEGAM Boyahanesinde çalıştırıyoruz, orada performansını ve kalitesini deneyimliyoruz, tecrübelerimizi de makineyi sunarken müşterilerimizle paylaşıyoruz. Bir makine üreticisi olarak boyahanemiz de de kendi makinelerimizi kullanmamızın bizlere çok büyük fayda sağladığını özellikle belirtmek isterim.

Share
1059 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ