logo

Dijital Baskı Makineleri

Has Group’dan Geleceğe Dair Teknolojik Makinalar Üretimi

CAN_6842‘’Biz makinalarımızla müşterilerimizi ve çalışanlarını çevre bilinci ile ilgili bilgilendirmek adına ve filtre sistemleri üzerine çalışmalar yapıyoruz. Bunu ekonomizer dediğimiz aynı zamanda da firmalara geri dönüşümde katkı sağlayan, geri dönüşümlerinde maliyetlerini aşağıya çekecek bir uygulama ile yapmaya çalışıyoruz’’şeklinde açıklamalarda bulunan Has Group Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tamer Hasbay’ı Çorlu’daki fabrikasında ziyaret ederek bir söyleşi gerçekleştirdik.

 
Has Group yapılanması ve Teknik Tekstillerle ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?

 Biz Has Group olarak 2016 yılında kendi iç yapımızda Tekstil bölümünü kendi içinde segmentlere ayırdık. Özellikle dokuma, denim, ev tekstili, örgü, teknik tekstil ve halı segmentlerine dikkat çekmeye çalıştık.

bölümler çerçevesinde de daha çok piyasa araştırmaları marketing dediğimiz pazarlama faaliyetlerine ağırlık verdik. Bu sektörlere hitap eden ürün gamımızdaki makinalarımızı da daha çok geliştirerek Ar-Ge yaparak bu makinalarımızı da segment dediğimiz bu bölümlere hitap edecek şekle getirmeye çalıştık. Grubumuz olarak en son girdiğimiz bölüm halı ve teknik tekstiller oldu. Burada 2015 ve 2016 yıllarında yine dünyada bir çok proje yapma imkanı bulduk. Amacımız önümüzdeki sene ve senelerde de yine teknik tekstil olsun, halı grubu olsun bu alanlarda daha yenilikçi makinalar yapmak, daha yeni ve geliştirilmiş ürünler ortaya koymak. Bununla ilgili olarak da Ocak ayında Almanya’da düzenlenen halı fuarına katıldık. Burada özellikle halının finisaj dediğimiz kaplama kaymazlığını sağlayan laminasyon ve kaplama konularındaki makine ve ürünlerimizi info stant olarak sergiledik. O sektöre hitap eden makinalarımızla ilgili bilgileri gelecek olan müşterilerimize aktaracağız ve gelecekte de daha çok halı ve teknik tekstillerle ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu arada da klasikleşmiş olan diğer ürün gruplarımızdan olan örgü, dokuma ve ev tekstili gibi branşlarımız, ürün gamımızdaki makinalarımız da devam ediyor. Yeni girdiğimiz ve önem verdiğimiz sektörlerden biri olan denim, denim kumaşlarında özellikle finiş kısmını oluşturan makinalarımızla ilgili yatırımlarımız devam ediyor. Bununla ilgili olarak Brezilya’da bulunan dünyanın en büyük denim üreticisi  firmalarından biri olan  Vicunha Textil S.A firmasına beş hat kurduk, bu yılda yine dünyanın en önemli aktörlerinden biri olan Orta Anadolu işletmelerine bir makine sattık. Şu anda yine denimle ilgili Kahramanmaraş’ta bulunan Maritaş Denim firmasına bir hat kurmaktayız. Hedefimiz özellikle 2017 yılında yine denim hatları üzerinde daha da uzmanlaşarak ulusal ve uluslararası pazarlardan daha fazla pay almak.

CAN_6088Ürün grubunuzdaki makinalarınızda gerek teknik tekstillerde gerek diğer makinalarınızda gelecekte ne gibi yenilikler yapmayı planlıyorsunuz?

Aslında bizim yaptığımız Ar-Ge’den ziyade daha çok ürün geliştirme oluyor. Biliyorsunuz biz Türkiye’nin 250’nci, Sektörün de ilk Ar-Ge merkezine sahip olan bir firmayız. Ar-Ge merkezimizde şu anda 35 mühendis arkadaşımız çalışıyor, şu anki çalışmalarımız daha çok yeni bir proje yapmaktan ziyade mevcut olan makinalarımızın daha efektif kullanımlarını sağlamak, verimliliklerini arttırmak, çalışanlar açısından daha kolay daha dostane makinalar üretmek. Özellikle tüketim değerleri ve enerji maliyetleri anlamında maliyetleri aşağıya çekebilmek adına Ar-Ge merkezimiz tamamen bununla ilgili çalışmalar yapıyor. Bunları yaparken de tabi ki çalıştığımız stratejik iş ortaklarımız diye isimlendirdiğimiz tedarikçilerimizden de destek görüyoruz; onların da bizleri yönlendirmesiyle iş ortaklarımızın yapmış olduğu Ar-Ge çalışmalarını da bizim ürün grubumuza uygulamaya çalışıyoruz.

Üretimini yaptığınız makinalarınızda çevre ile ilgili ne gibi çalışmalar ve geliştirmeler yapıyorsunuz?

Çevre ile ilgili çalışmalarımızda yine özellikle Ar-Ge merkezimizin takip ettiği filtre sistemleri mevcut. Çünkü bizim yaptığımız ürün gamımızdaki bazı makinalarımız özellikle çevreye, atmosfere belli bir kirli hava atışı sağlıyor. Bunu minimalize etmek ve engellemek adına, makinalardaki şu anda mevzuatta da olan ve Türkiye’de  resmi olarak devreye girmiş olan havanın ve çevrenin kirletilmemesi ile ilgili zorunluluklar var. Biz makinalarımızı bu zorunluluklara uyarlamak hem de çevre bilinci oluşturmak adına müşterilerimize ve çalışanlarına bu konularda bilgilendirmek ve filtre sistemleri üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Bunu ekonomi zer dediğimiz aynı zamanda firmalara geri dönüşümde katkı sağlayan geri dönüşümlerinde maliyetlerini aşağıya çekecek bir çalışma da yapmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili bir iki prototip denemelerimiz var, şu anda piyasada çalışıyor ve oldukça iyi neticeler alıyoruz. Bu konudaki iş birliğimizi bir Alman partnerimizle beraber yapıyor ve geliştiriyoruz. Bu konuda iyi bir yoldayız önümüzdeki sene üretimimize geçirdiğimiz makinalarımızın birçoğunda müşterilerimizin bu sistemi daha çok tercih edeceğine inanıyoruz.

Bununla ilgili çevre bakanlığı ile ortak bir çalışmanız oluyor mu yoksa tamamen kendi bünyenizde kendi öz sermayenizle mi yapıyorsunuz?

Biz bütün bu çalışmalarımızı kendi imkanlarımızla kendi bünyemizde yapıyoruz. Bu konuyla ilgili çevre bakanlığı ile ilgili her hangi bir çalışmamız olmadı tamamen kendi bünyemizde kendi ekibimizle bu çalışmaları yapıyoruz.

2016 yılında Has Group neler yaptı beklentilerdi beklenen hedeflere ulaşılabildi mi iç piyasa ve ihracatla ilgili beklenen hedeflerinize ulaşabildiniz mi?

2016 yılında hedefimizin % 100’üne aslında ulaşamadık. % 90 gibi bir oranla 2016 yılını kapattık. Özellikle ilk 6 aylık dönemde iyi bir performans gösterirken 15 temmuzda ülkemizin başına gelen olaylar ve ondan sonraki süreçte devam eden risklerin artması sebebiyle ikinci 6 aylık dönemde bir yavaşlama, bir daralma söz konusu oldu. Fakat buna rağmen % 90 hedeflerimizi tutturduğumuz bir yıl oldu. 2016 yılı iç piyasada yaşanan bu sebeplerden dolayı satışlarımızda ağırlık yurt dışına kaymaya başladı ilk defa bu yıl satışlarımızda genelde % 60 iç piyasa % 40 dış piyasa olurken bu oran 2016 yılında terse döndü. Daha çok yurt dışı satışlarında ve taleplerinde bir artış olacağını ön görüyoruz. Türkiye’de sektörde yeni bir yatırım genelde olmuyor olan yatırımlar daha çok yenileme ve modernizasyon çalışmaları oluyor. Yurt dışında ise özellikle tekstil sektörüne yeni giren ülkelerde ve pazarlarda yeni yatırımlar olabiliyor. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda yurt dışı satışlarının daha çok olacağı, iç piyasa satışlarında ise bir düşüş olacağını ön görüyoruz.  Yeni makine olarak 2016 yılında tasarım ve projesini bir İtalyan ekiple beraber yaptığımız buharlama makinasını ürün gamımıza kattık. Bu makinamız şu anda 4 ayrı yerde çalışır durumda ve 5 tane yeni siparişle de üretimi tüm hızıyla devam ediyor. Bu yeni makinamız Türkiye’de ve yurt dışındaki firmalarda çalışıyor. Bu makinalar özellikle baskılı ürünler dediğimiz baskı yapılan kumaşlara dijital ve rotasyon tipi baskılarda fikseleme amaçlı buharlama işlemi gören bir makineler. Türkiye’de bu tip makinayı üreten ilk firmayız özellikle yurt dışından almış olduğumuz ve Türkiye’de de yaptırdığımız patentlerimiz var. Bu makine üzerinde 2014 yılı sonlarında çalışmaya başlamıştık 2015 yılında tamamen tasarım ve üretim periyodunu tamamladık 2016 yılında da üretime seri olarak başladık. Diğer bir projemiz yine bu yıl yeni ürün gamımıza kattığımız, bir Alman stratejik partnerimiz olan Erhardt Leimer ile beraber halat açma makinalarımız var bu makina müşterilerimizin daha çok ilave olarak ihtiyaç duydukları bir makine, bunu da bir ürün tamamlama olaraktan ürün gamımıza ilave etmiş olduk.

_BDR9452Uluslar arası pazarlarda hedef pazarlarınız nerelerdir hangi bölgeleri öne çıkarıyorsunuz?

Bizim aslında yurt dışı pazarlarda hedefimiz daha çok makinalarımızın teknolojisini, kalitesini, değerini verebilecek olan pazarlar. Müşteri kitlesi ve sektörün çok yoğun olduğu, rekabetin çok olduğu ülkelerde hedeflediğimiz bir Pazar yok. Biz daha çok Avrupa, Amerika ve özellikle bazı ülkelerde de yüksek teknolojiye, yüksek kaliteye yatırım yapacak müşteri kitlesine hitap edecek bir pazarlama stratejisi uyguluyoruz. Şu anda hedefimiz Amerika ve Avrupa pazarları ama bu demek değildir ki Asya da ki tekstile yatırım yapan ülkelerden uzak duracağız. Bu ülkelerde de çalışmalarımız devam ediyor zaten Türkiye ve çevre ülkelerinde orta doğuda oldukça kuvvetliyiz. Buralarda ciddi bir makine satışımız ve adedimiz var. Bu pazarlarda da payımızı kaybetmeden yolumuza devam etmeyi planlıyoruz. 

Tekstil gelecekte teknik tekstillere doğru kaymaya başlıyor siz bu konuda neler planlamayı düşünüyorsunuz?

Teknik tekstiller tekstilin içinde aslında çok geniş bir konu; teknik tekstile nano teknoloji giriyor, karbon elyafları ile yapılan elyaflar giriyor, kaplamalar giriyor, nonwoven dediğimiz kısımlar giriyor. Teknik tekstil konusu çok geniş; biz Has Group olarak teknik tekstilin neresindeyiz derseniz biz teknik tekstilin daha çok kaplama dediğimiz, tabi kaplamayı da açmak lazım diyelim ‘’güneş ışınlarından arınmada bir kaplamadır, soğuktan korunmada bir kaplamadır, kumaşa farklı bir kaplamayla su geçirmezlik, mikrop anti mikrobik alanlarda da kullanılan teknolojiler vardır’’. Biz Has Group olarak daha çok kaplama kısmında uzmanlaşmaya çalışıyoruz. Teknik tekstil tabi ki inşaat, sağlık, otomotiv, beyaz eşya gibi birçok sektöre hitap eden ve gelişmekte olan bir konu. Türkiye’de de bu konuda yatırım yapan ve kendini geliştirmekte olan birçok müşterimiz ve firmalar olduğunu görüyoruz. Bizim de bu konuyla ilgili yatırımlarımız daha çok kaplama teknolojileri ve bununla ilgili makine grupları olacaktır.

Sektörle ilgili gelecekte ne gibi gelişmeler olacaktır, sektör paydaşlarının yurt dışında daha çok söz sahibi olmaları ve uluslar arası pazarlardan daha çok pay almaları açısından neler yapmaları gerekiyor sizin bu konuyla ilgili görüşleriniz nelerdir?

Türkiye’nin sektörde pozitif olarak katkı sağladığı bir konumu var Türkiye hala bir tekstil ülkesi ve hala bu ülkede tekstil üretimi yapılıyor. Toplamda ihracatımızın % 25-30 unu, ekonomimizin  % 25-30 unu ve yine iş istihdamımızın % 30 unu tekstilden sağlıyoruz. Tekstilin bizim ülkemizde olması ve devam etmesinin bize getirdiği en büyük avantaj, müşteriden gelen talep istekler konusunda Türkiye’de tekstil makinaları üreten firmalar. Çünkü gün geçtikçe her gün elyaf, değişiyor, iplikler değişiyor, moda değişiyor, talepler değişiyor ülkede tekstil sektörü yaşıyor ve canlı ise buradan gelen taleplerle sizde makineci olarak kendinizi geliştiriyorsunuz, yeni ürünler yapabiliyorsunuz bu tekstil sektörü makinacılar için bence avantajlı bir konu ve buradan çok ciddi anlamda faydalanıyoruz. Burada Avrupalı rakiplerimizin bizden dezavantajlı oldukları konulardan bir tanesi de bu; çünkü Avrupa’da tekstil çok yoğun olmadığı için bu tür Ar-Ge sel faaliyetlerde yeni ürün katılımlarında bize göre daha şanssızlar diyebilirim. Çünkü onlar yeni bir ürün geliştirdikleri zaman o ürünü ya gelip Türkiye’de ya da Asya’da bir ülkede deniyorlar. Halbuki bulunduğumuz coğrafyada 10 km2 içerisinde yüzlerce müşterimiz var ve bunlarla beraber bu tip çalışmaları rahatlıkla yapıp makine ve ürünlerimizi geliştirebiliyoruz. Dezavantajlar konusunda Türkiye’deki genel olarak bir sermaye eksikliği, öz kaynak eksikliği dediğimiz bir yapı var. Dolayısıyla firmalarımızda belli bir büyüklüğe veya uluslararası alanda rekabete çıktığımız zaman finansal yapımızın güçlü olması ya da ülkemizin finans sektörünün destekleyebilir güçte olması gerekiyor. Bu ne demektir; eğer siz yurt dışı ile çalışıyorsanız ihracat yapıyorsanız genelde makina sattığınızda yatırım malı da olduğu için size akreditif açarlar sizin termin süreleriniz 3-4 aylık bir süre ise sizde bu 3-4 aylık süreyi finanse etmek zorunda kalırsınız, tabi bunu  öz kaynakla bir yere kadar yapabilirsiniz. Bunun için de mutlaka bir finans sektöründen destek bulmanız gerekir. Bugün Türkiye’nin bulunduğu durum ve yapısı gereği finans maliyetlerinin yüksekliği Avrupalı rakiplerimizle rekabet etmekte bizi zorlamakta. Örneğin bugün döviz bazında şirketlerimiz ortalama % 5 le borçlanırken Avrupalı rakiplerimiz yıllık % 1 le 1,5 la borçlanmakta bu da otomatikman maliyet açısından rekabette bir sıfır geriden  başlamamıza neden olmakta. Bu kredilere erişebilirliği ve kullanabilirliği ancak ülkemizin ve finans sektörünün durumu iyi olursa sağlayabiliriz. şu anda Türkiye ciddi bir süreçten ve krizden geçiyor bu sıkıntılı dönemde bizim gibi firmaların özellikle yurt dışı satışlarını finanse  etme konusunda zorlanmakta. Bu da ülkemizin eksik ya da negatif olan yönlerinden bir tanesidir. Diğer önemli olan konu ise; maalesef ülkemizin  şu anda yurt dışında oldukça riskli gözüken bir imajı var bu riskli görünen imajdan dolayı da bir korku var Türkiye’ye ve Türk mallarına karşı bu imajı kısa zamanda biz toparlayamazsak eğer Türkiye’nin güvenilir sağlam bir ülke imajını vermezsek önümüzdeki dönemde hem sektörümüz açısından hem de diğer sektörler açısından ihracatımızı olumsuz anlamda etkileyecek faktörlerle karşılaşacağımızı düşünüyorum.

İç piyasa ile ilgili sektörde ne gibi değişkenlikler olacaktır sizin düşünceleriniz nedir?

İç piyasada tamamen Türkiye’nin genel makro ekonomik ve ihracatına bağlantılı yani Türkiye bir üretim yapıp ta malını Avrupa’ya, Amerika’ya satabiliyorsa bizim hitap ettiğimiz müşterilerimizde mutlaka makinalarını yenileme, kapasitelerini arttırma maliyetlerini aşağıya düşürmek için yeni yatırımlar yapacaklar bugünkü konjonktürde baktığımızda ihracatlarımız da tekstilde belli bir oranda düşüş gözlemliyoruz bu böyle devam ederse iç piyasa dediğimiz makine sattığımız müşterilerimiz de yatırımlarını durdurma ya da azaltma durumuna geleceklerdir.

Ar-Ge merkezi olduktan sonra Has Group yapılanmasında ne gibi değişiklikler oldu, Ar-Ge merkezini ne şekilde kullanıyorsunuz bunula birlikte makinalarınızda yaptığınız teknolojik değişiklikleri müşterilerinizden gelen  talepler doğrultusunda mi  yoksa tamamen Ar-Ge merkezinize bağlı olarak mı bunu geliştiriyorsunuz?

Aslında Ar-Ge merkezimiz resmi olarak bize Nisan ayında tebliğ edildi ama biz zaten birkaç yıldır Ar-Ge merkeziymişiz gibi bir mantıkla çalışmalarımızı devam ettirmekteydik. Dolayısıyla Ar-Ge merkezimiz proje, tasarım, teknik ofisi barındıran bir bölüm; buradaki arkadaşlarımız güncel makinalarımızı iyileştirme, daha tasarruflu hale getirme hem de  müşterilerimiz tarafından kullanmasını sağlamak amacıyla çalışmalar yapıyorlar. Müşterilerimizden gelen talep ve istekler doğrultusunda da çeşitli modifikasyonlar ve revizyonlar yapılmakta. Bunun dışında ürün gamımıza yeni ürünler kattığımız zaman da yine proje tasarım bölümü teknik ofis bu çalışmaların içerisinde bulunuyorlar. Örneğin Lcw grubuyla birlikte TÜBİTAK destekli bir proje geliştiriyoruz. Bu projede Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi bu işin içerisinde var Has Group, Lcw, Sütçü İmam Üniversitesi üçlü bir çalışma yapıyoruz bu da müşterimizin müşterilerinden gelen bir şikayet üzerine yapılan bir çalışma bu tip projelerin aslında daha çok olması gerekiyor, bunu da müşterilerimiz veya tekstil sektörüne bulunan öncü Ar-Ge merkezimizin avantajlarından faydalarından destek alarak yapmalarını istiyoruz. Böylece biz de hem kendi firmamız için hem de müşterilerimiz için, ülkemiz için güzel ve faydalı çalışmalar yapmış oluruz. Ama maalesef ülkemizde hala sanayici, üretici ve üniversiteler bir araya gelip bu tür çalışmalarda çok başarılı sonuçlar alamıyorlar. Belki biz bu anlamda bir örnek oluruz ve en azından bundan sonra firmaların da bu konudaki bakış açılarını değiştirmiş oluruz. Bizim burada beklentimiz kumaş üreticisinden konfeksiyoncusuna kadar bütün müşteri kitlemizde yaşadıkları veya düşündükleri bir gelişim ve ya bir konu varsa bunu bizlerle paylaşmaları. Biz makine üreticisi olarak bunun üretim kısmı çalışmalarını Ar-Ge merkezimizde yapmak  üniversitelerimizde bu konuyla ilgili hocalarımızla görüşüp onların katkılarıyla (müşterimizin de nihai olarak talep etmiş olduğu bir efekt olabilir) bir çeşit olabilir değişik bir üretim olabilir bu üçlü birleşimle iyi sonuçlar ve iyi neticeler bu Ar-Ge merkezleri tarafından alınabileceğine inanıyorum.

Makinalarınızda ne gibi teknolojik değişiklikler yapıyorsunuz ve  kullanıcıya ne gibi kolaylıklar sunuyorsunuz neden Has Group tercih edilmeli?

Dünyada herkesin en önem verdiği konu maliyetleri düşürebilmek yani makinalarda sağlanan verimlilik, üretkenlik, makinaların harcamış olduğu enerji maliyetlerini aşağıya çekebilmek bizim de tabi ki  hedeflerimizden birsi CAN_6501makinalarımızı teknolojik, daha müşteriye yakın ve maliyetleri düşürecek şekilde dizayn edip müşterinin kullanımına sunmak. Bunun yapılmasında en önemli teknolojik gelişmeler nereden sağlanıyor dersek daha çok elektronik ve otomasyondan sağlanıyor. Bugün bir çok makinamız elektrik ve elektroniksel anlamda yapılan yeniliklerle yeni kullanımlarla daha kolay kullanılabilir halde her zaman izlenilebilir, rapor alınabilir, çalışanın inisiyatifinden ziyade makinaya verilecek programlamayla hataları minimize etmek adına çalıştırılabilmektedir. En son ITMA-ASIA da sergilediğimiz makinalarımızın uzaktan kumandayla yönetilmesi, uzaktan kumandayla bütün gün üretim, hata ve ya arıza raporlarının alınması ki bugünkü gelinen teknolojilerde artık cebinizdeki akıllı cep telefonuyla, tabletlerle evinizde geceleyin makinalardaki performansları takip edebiliyorsunuz. Bu tip teknolojik yenilikleri müşterilerimize daha çok sunmaya çalışıyoruz. Yine stratejik iş ortağımız Schneider groupla özellikle makinalarımızın uzaktan ulaşımı ile mevcut meydana gelmiş arıza, problem, sıkıntıları uzaktan müdahale ederek işlerini hızlandırmaya gayret ediyoruz ki bu büyük bir avantaj. Çin’de ya da Bangladeş’de olan bir makinanızda arıza var buradan bir teknisyen gönderip o arızayı çözmeniz için en az 3-4 güne ihtiyacınız varken bugün internet üzerinden bağlanıp bu arızaları teknisyen arkadaşlarımız bulundukları yerdeki bilgisayarlarıyla müdahale edip makinaları çalışabilir hale getirebilmekte. Bu büyük bir avantaj bundan sonraki adımımız bunu internetten ziyade bir uydu üzerinden yapabilmek. Schneider firmasının böyle bir yatırımı var tabi bunlar milyar dolarlık yatırımlar eğer sorunların çözümü bu uydu üzerinden olursa o zaman 7/24 dünyanın her yerinde tüm makinalarımıza uzaktan bir ulaşımla arıza ve problemlerini giderebilecek konuma gelmiş olacağız. Daha çok teknolojik olarak elektrik ve otomasyonda yenilikler oluyor mekanik olarak da tabi ki yeni tip üretimler, ham maddeler çıkabiliyor eskiden demir çelik üzerine yapılan konstrüksiyonlar günümüzde daha çok paslanmaz yada alüminyum Eskiden kullanımları çok pahalı olduğu için ama bugün kullanımları çok olduğundan nispeten maliyetleri düşen ham maddelere doğru dönüşüyor bu da tabi müşteriye daha uzun ömürlü parçayı kullanmayı sağlıyor ağırlıklardan daha hafifleyebiliyorsunuz yani tamamen durmayan bir konu hem mekanik olarak hem de elektrik elektronik olarak; bütün bu yenilikler her geçen gün biraz daha hayatımıza giriyor. Ama bana sorarsanız daha hangi konuda bir yenilik oluyor derseniz daha çok otomasyon, elektik elektronik anlamda yenilikler oluyor. Bu yeniliklerde de firmalar, bizim gibi makine üreticileri, yenilikleri makinalarında uygulayıp müşterilerine daha uygun daha mükemmel sonuçlar sunabiliyor.

Gelecekte Has Group olarak ürün gamınıza katacağınız yeni makinalar var mı?

Bu tabi ki hiçbir zaman durmayacak bir konu ama 2017 yılını daha çok şu anda ürün gamımızda bulunan makinaların iyileştirilmesi, eksikliklerinin giderilmesi, daha mükemmelleştirilmek üzere bir strateji belirledik. Açıkçası 2017 yılı için ürün gamımıza yeni bir makine üretimini çok düşünmüyoruz. Mevcut makinalarımızın daha iyi kullanılabilmesi, daha iyi çalıştırılabilmesi için Ar-Ge çalışmalarımız olacak. İleriki zaman içerisinde özeCAN_6243llikle 2018,2019 yıllarında piyasalardan gelecek taleplere veya Pazar eksikliklerine göre de tabi ki ürün gamımıza yeni ürünler katabiliriz

 Has Group’un 2017 yılı ile ilgili yol haritası nedir İhracata mı yoksa iç piyasaya mı ağırlık vereceksiniz?

2017 yılı için ağırlık olarak yine dış pazarlar olacak bütçelediğimiz satış hedeflerimizin % 60’ını dış Pazar, % 40’nını iç Pazar olarak ön görüyoruz. Özellikle ağırlık yurt dışına kayacaktır. 2017 yılında yeni bir üretimimiz olmayacak, mevcut makinalarımızı geliştirmeye çalışacağız, pazarda rekabetçi olma konularına daha ağırlık vereceğiz. Amacımız uzmanlaşmış olduğumuz ürün gamımızdaki makinaları geliştirmek, makinalarımızı daha kullanılabilir hale getirip daha ucuz maliyetle piyasaya satabilmek. 2016 yılının sektörümüzde biraz problemli bir yıl olarak  geçtiğini tahmin ediyorum bizle beraber diğer meslektaşlarımızda da aynı sıkıntılar olmuştur mutlaka 2017 yılı sektörümüz için daha verimli daha iyi bir yıl olur bunu umut ediyor, sektörümüz ve bütün meslektaşlarımız için hayırlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.

Share
1012 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ