logo

Dijital Baskı Makineleri

‘‘HER EMPRİMECİNİN BİR STANDARDI OLSUN İSTEDİK’’

“Emprime Sektörünü, işveren ve çalışanlarının ortak sorunlarını görüşebileceği ve çözümler üretileceği bir dernek çatısı altında buluşturmaya karar verdik. İstedik ki her emprimecinin bir standardı olsun. Bir firma sahibinin hakları için nasıl çabaladıysak çalışanların haklarının korunması için de öylece uğraş verdik.” Şeklinde açıklamalarda bulunan Emprime Zanaatkârlar Derneği Başkanı Sn. Aydın Uysal ile Emprime sektörünün bugünü ve yarınını konuştuk.

Derneğinizin kuruluş hikâyesi, tarihçesi ve amacı hakkında kısaca bilgi verirmisiniz? 

Başlangıçta dernek kurmak gibi bir fikrimiz yoktu. Her şey 2010’dan sonra sosyal medya ortamında “Emprime Baskıcılar” başlığı altında kurduğumuz bir grupla başladı. Zamanla paylaşımlarımızdaki resim, video ve yazıların güvenilir bir kaynaklık teşkil ettiğini gören insanlar “Emprime sektöründe aradığımız her şeyi bulabileceğimiz seviyeli bir grup” mantığı ve beğenisiyle çalışmalarımızı takip ettiler.

Böylece takipçi sayımız 20,30 derken 40 binlere geldi ve âdeta burada bir pazar oluştu. Sonuçta çalışmalarımız yurt dışına da yayılmaya başladı ve bizler de canlı yayın paylaşımlarına başladık. Çok güzel bir birliktelik ortaya çıktı.

Herkesi kucaklayan bir yapı oluşturmak adına, derneği kurmadan önce 4-5 defa toplantı tertip ettik. Bu toplantılarda zaman zaman hararetli tartışmaların da yaşandığına şahit olduk. Ortaya çıkan tabloda; Çalışanın ve işverenin haklı olduğu noktaları, ortak sorunlarımızı görüşebileceğimiz, çözümler üretebileceğimiz bir dernek çatısı altında buluşmaya karar verdik. Nitekim 24.11.2017 tarihinde “Emprime Zanaatkârlar Derneği’ni kurduk.

IMG-20181019-WA0053Derneğin kuruluş aşamasında olumsuz tepkilerle karşılaştınız mı? 

Başlangıçta, tepkilerle karşılaştık. Denildi ki “Sendika kurulmak isteniyor.” , “Çalışanları bir araya getirip patronları batırmak istiyorlar.”, “İşverenleri bir araya getirip standart bir maaş getirecekler ve maaşlar düşürülecek.”… Oysa ne böyle bir amacımız ne de hedefimiz olabilir. Biz meslektaşlarımıza ne kadar iyi maaşlar verip düzenli ödemeler yapıp sosyal imkânlar sunabilirsek çalışma sahasında verimin de o kadar artacağına inanıyoruz.

Dernek olarak temel hedefiniz denir?

Öncelikli amacımız; “Başına buyrukluğu ortadan kaldırmak” tır. İstedik ki her emprimecinin bir standardı olsun. Bir firma sahibinin hakları için nasıl çabaladıysak çalışanların haklarının korunması için de öylece uğraş verdik. Sosyal haklar, mesai saatleri, hafta sonu ve resmi tatiller gibi çalışma esaslarında ortak hareket edilmesini istiyoruz. İstedik ki, personele havalandırması olan, nezih bir çalışma ortamı sunulsun, bunun yanında da emprimecinin hakları korunsun.

Çünkü emprimecinin de para kazanması lâzım. Bunun için de fiyat politikası belirlenmeli. Bu yüzden ortak fiyat politikası ile birbirimize destek olmalıyız. Ar-Ge lerimizi ve düşüncelerimizi birleştirirsek daha fazla sipariş alırız ve hem ihracatçı hem de biz kazanırız. En önemlisi de Türkiye kazanır.

Sektörün bir envanteri var mı? Kim, nerede, ne iş yapıyor? Kaç makine ve kaç firma var? 

Dernek olarak araştırdığımızda sadece İstanbul’da 4 bin’den fazla, Türkiye genelini toplarsak 5.800 civarında bir emprime işletmesinin olduğunu görüyoruz. Sektörümüz için çok ciddi bir rakam. Nüfus olarak da çalışanlarla beraber ortalama 300 bin insan, bu sektörden birebir reel olarak çalışıp evine ekmek götürüyor. Çocuklarını ve eşlerini saymıyoruz. 300 bin kişi ortalama 4 kişi üzerinden hesaplarsan 1-1,5 milyon insan yapar. Yani çok ciddi ve önemsenecek bir sektör.

5Sektörünüzle ilgili yaşadığınız problemler nelerdir? Ve Neleri Çözüme Kavuşturmayı Hedefliyorsunuz? 

Bu sektörün büyüklüğünün yanında çok ciddi problemleri de var.

1-Sektörde, ne tekstilci,  ne konfeksiyoncu ve ne de kimyacı olarak gözüküyoruz. Bu noktada hem ihracatçı hem de devlet bizi belli bir yerde konumlandıramıyor.

2-Bizim en büyük ikinci sıkıntımız, KDV problemi. Biz el işçiliği yapmıyoruz, tekstil sınıfında da sayılmıyoruz. Ne olduğumuz net ifade edilmiyor. Konfeksiyoncu %8 KDV ödüyor, nakışçı %8, dikimci %4+…  ama biz %18 KDV ödüyoruz. Son 10 yılda aynı isimde kalmış emprimeci sayısı çok azdır.

3-Biz eğer ciddi bir birliktelik oluşturabilirsek, elektrik, enerji indirimi almak istiyoruz.

4-İş ve iş sağlığı güvenliğiyle ilgili sorunları ortadan kaldırmak istiyoruz.  Bizim isteğimiz; sektörün merdiven altı değil de ihracata %100 destek veren, Türkiye piyasasına en çok döviz girdisi sağlayan sektörlerden biri olduğunun herkesçe anlaşılmasıdır.

Emprime sektörüne işçi gelmemesinin sebebi olarak kullanılan boyaların kanserojen maddeler içerdiğine dair söylentiler var. Siz bu konuya nasıl yaklaşıyorsunuz? 

Öncelikle şu hususu net olarak ifade edeyim ki; işimizle ve ürünlerimizde kanserojen ile ilgili endişe edilecek hiçbir durum söz konusu değil. Bütün çalışanlarımız gönül rahatlığıyla işletmelerine katkı sağlayabilirler. Kullandığımız bütün ürünler, firmalar tarafından 24 saat kontrol ediliyor. Geçmiş yıllarda kullanılan aşındırmalar, kanserojen ürünler vs. kullanılmış ve bir dedikodu çıkmış: “Emprime insanları zehirliyor, kanser ediyor, insanları öldürüyor.” Diye.

Bugün Karadeniz’de emprime yok! Ama en çok kanser vakası Karadeniz’de çıkıyor. Bunun emprime ile ilgili bir alakası var mı? Yok. Bizim bütün ürünlerimiz marka değeri taşıyan firmalar tarafından 24 saat kontrol ediliyor. Bebek ve çocuk grubundaki ürünlerimizde örneğin, çocuk bunu ağzına alır ama hiç bir şey olmaz. Hatta bunu yese bile bir zararı yok. Kanserojen vb. bütün bunlar tarihte kaldı. Uzak Doğu’da belki yaşanabilir ama ülkemizde özellikle onaylı firmaların bunu yapma ihtimali yok. En ufak bir olumsuzluk o firmanın her türlü yaptırıma maruz kalır ve hatta ticari olarak batışına sebep olur.

4Derneğinize üyelikle ilgili şartlarınız nelerdir? 

Üyelik için hiçbir şartımız yok. Emprime sektörüyle uğraşıyor olmanız yeterli. Eğitim şartı, makine ya da tecrübe şartı koşmuyoruz.

Sosyal etkinliklerinizden bahsedebilir misiniz? 

Genelde ayda bir toplantı yapıyoruz. Türkiye’deki emprimeciler birbirini tanımaz ve bilmez. Biz Türkiye’de ilk defa emprimecileri bir araya getirip, bir futbol turnuvası düzenledik. Çok ciddi bir katılım oldu. Otuz iki takımla elemeli bir turnuva düzenlendi. Önümüzdeki dönemde de bu turnuvayı devam ettirip meslektaşlarımızın dostluğuna katkı sağlayacağız. Ayrıca şehir gezileri (Çanakkale vb.) yapmayı planlıyoruz. Sosyal faaliyetlerimizi arttırmak istiyoruz.

Fuarlara katılıyor musunuz? 

25-27 Ekim 2018 tarihinde İstanbul  IFM Fuar alanında düzenlenecek olan  Interdye & Textile Printing 2018 Fuarına Stantlı olarak katılacağız. Derneğimize verilen önemden dolayı bize 30m2’lik bir stant verildi. Bu etkinlik Derneğimizin katılımcı olarak yer aldığı ilk stantlı fuarımız olup bundan sonrada sektörümüzle ilgili tüm fuarlarda yer almaya çalışacağız.

Ayrıca Tekstil Trend dergisi de hem haber hem de röportaj desteği sağladı. Kendilerine de teşekkür ediyoruz. Biz emprime sektöründe çok ciddi atılımların yapılabileceğini her gün gelişen teknolojinin sektörümüzdeki 2yansımalarını yerli üretimle destekleyeceğimizi ve büyük başarılar elde edeceğimizi düşünüyoruz.

Arge faaliyetleri konusundaki düşünceleriniz? 

Derneğimizin hedeflerinden birisi de ar-ge faaliyetlerini yürütebileceğimiz bir mekân oluşturmak. Ar-ge çıktılarını yurt dışındaki markalara yönlendirmek ve gelirini de dernek üyelerine pay etmektir. Bu noktada dernek olarak sektörü her yönüyle kucaklayan bir “İlk” olma özelliğimiz var.

Emprimeye yönelik üniversitelerle iş birliği konusunda durum tespitlerinizi paylaşır mısınız? 

Baskı mantığından yola çıkarak Matbaa bölümü olan birkaç üniversite ile alanımızda yer alan öğrencilere yönelik stajyerlik çalışmalarında iş birliğine gidiyoruz. Ancak üniversitelerin alt bölümlerinde emprime üzerine bölüm açmak isteğimiz, bürokratik engellere takılmaktadır.

3Grafik Tasarım alanında -üniversitelerin sektörünüze eleman sağlama noktasında- herhangi bir zorluk yaşıyor musunuz? 

Sektördeki Grafik-Tasarım ihtiyacını okullardan ziyade pratikten yetişen elemanlarla karşılıyoruz. Bu işin okulda eğitimini alıp da sektörde çalışmaya karar veren sayısı çok az olup %10 düzeyindedir. Başlı başına bu durum bile bizim, okullarda alt bölüm açma, erkenden bu işin eğitimini almış kişilerle sektörü tanıştırıp yetiştirme hedefimizin ne kadar isabetli olduğunu gösteriyor.

Markalaşma yolunda sektörü değerlendirebilir misiniz? 

Sektör olarak nasıl ki tekstilde, İtalya marka kabul ediliyorsa, bizim de markalaşma yoluna gitmemiz önceliklerimiz arasında olması gerekiyor. Tekstilde ülkemizin hakkını vermek gerekirse hiç azımsanmayacak oranda üretim ve sunum olarak dikkat çekmekteyiz. Ancak bunları pazarlama noktasında eksikliklerimiz var. Dünya tekstil alanında ciddi bir payımız var ve bunu daha da iyi noktalara taşımak için makine ve yetişmiş insan gücü olarak hertürlü alt yapıya sahibiz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı? 

Devletimizin sektörlere ve işletmelere sağladığı birçok teşvik var. Devletin tekstilde de sağladığı bir takım özel teşvikleri var. Gel gör ki biz emprimeciler hiçbir kulvarda sayılmadığımız için ne bu teşviği alabiliyoruz ne de KDV indiriminden faydalanabiliyoruz. Devletin bizim makine parkurunu yenilememizde bize destek vermesini istiyoruz. Biz hâlâ 10-15 senelik 20-25 senelik makinelerle Avrupa’nın teknolojisiyle yarışmaya çalışıyoruz. Yeni makineler hem %30-40 daha hızlı hem de baskı olarak daha kaliteli. Dünya standartlarına ayak uydurabilmemiz ve yeni teknolojiye uyum sağlayabilmemiz için devletimizin desteğini bekliyoruz.

Emprime Zanaatkârlar Derneği Başkanı Sn. Aydın Uysal’a Emprime sektörünün içinde bulunduğu durum ve dernek hakkındaki görüşlerini bizimle paylaştıkları için Tekstil Trend dergisi olarak kendilerine çok teşekkür ederiz.

Share
117 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ