logo

Dijital Baskı Makineleri

Tekstil Makina Üreticilerinden ‘Dilmenler’ 312. AR-GE Merkezi Oldu

_DSC1467“Belirli kabiliyetlere sahip, gerekli kadroları bünyelerinde bulunduran ve doğasında, yaptığı iş itibariyle araştırma ve geliştirmeye yatkın firmalara, Ar-Ge merkezi olmak adına devletin sunduğu birtakım imkanların olduğunu” belirten Dilmenler makine Genel Müdürü sayın İsmail ŞENGÜLER’i Çorludaki fabrikalarında ziyaret ederek bir söyleşi gerçekleştirdik

Öncelikle 2016 yılı ile ilgili olarak bir değerlendirme yapar mısınız? Dilmenler makinanın hedefleri nelerdir belirlemiş olduğunuz hedeflerinize ulaştınız mı?

Dilmenler Makine 2016 Yılı satışlarını, bir önceki yıla oranla ciro olarak  % 18 artırarak İhracatta % 65 ve iç piyasada % 35 oranı ile tamamladı.  Geçmiş yıllara göre ciddi bir ciro artışı ile önemli bir büyüme gerçekleştirerek 2016 yılı beklentilerimizi karşılamış durumdayız. Ürettiğimiz makine sayısında, ciro anlamında hem de MEGAM boyahanemizin Dilmener’e kattığı katma değeri müşterilerimize anlatma açısından bakıldığında Dilmenler Makine  yıllık hedeflerini tamamlamış görünüyor. Dünyanın şu anki durumunu göz önünde bulundurursak ülkemizde de yaşanan sıkıntılar nedeniyle insanların geleceğe dair bir takım kaygıları olmasına rağmen biz şirket olarak tekstil sektörüne ürettiğimiz makinaların adedi ve cirosu olarak doğru rakamları yakaladığımızı görüyoruz. Bu durum birazda Dilmenler makine ile alakalı sonuçta kar topu gibi büyüyen bir sitem ve yapılanma bu, makinaların adedi arttıkça, makinalar satıldıkça, insanlar bu makinalar hakkında bir birlerine doğru referanslar verdikçe ilgi ve teveccüh artıyor. Makinalara olan ilgi arttıkça da bizim bunu karşılamakla ilgilide yeni yapılanma ve yeni sistemler geliştirmemiz gerekiyor. Bunları ne kadar doğru bir şekilde gerçekleştirebilirsek hem ciromuz hem de makine  satış adedimiz artıyor. Dilmenler makinanın yakalamış olduğu ivme genel olarak bu şekildedir.

Dilmenler makine olarak 2015 yılı ihracat ödülü aldınız 2015 ile 2016 yılını mukayese ettiğinizde aradaki fark nedir ? Yapısal olarak, üretim olarak, ihracat ve iç piyasa ile ilgili bir değerlendirme yapar mısınız?

2016 yılı ihracatımız 2015 yılı ihracatımızdan az değil % 18 gibi bir artışımız var ve en iyilerden bir tanesi olduğumuzu söyleyebilirim. 2016 yılı Ciromuzun %65’ini yurt dışı, %35’ini ise iç piyasa olarak gerçekleştirdik. Zaten mevcut ciroyu yakalamak ve geçmek adına (bu hem yurt içi ve yurt dışı) cirolarımızın artması anlamına geliyor. Bizim 2016 yılının başında belirlediğimiz makinaların sayılarının artırılması ve cirolarının artırılması özellikle kontunu hatlarla ilgili bizim  yapılanmamız, bu kontunu hatların geliştirilmesini sağlamak adına bir ön çalışmalarımız vardı 2015 de ve 2016 da bunu biraz daha geliştirerek Bangladeş ve  Hindistan da kontunu hatlarla ilgili bazı projelerimizin gerçeğe dönüşmesini sağladık bunanla birlikte baskı makinalarımız ile ilgili çalışmalarımızda son  noktaya gelmiş durumda.

2016 yılında iç piyasada yaşanan ekonomik krizden dolayı Dilmenler makine uluslar arası pazarlara mı biraz daha fazla ağırlık verdi bununla ilgili nasıl bir strateji geliştirdiniz?

İhracatta bir taraftaki boşluğu diğer bir taraf dolduruyor yıllarca bu hep böyle oldu bizim yurt dışı yapılanmamız ve sonuçlarının alınması dolayısıyla yurt dışı ne kadar artarsa yurt içi dengeler ona göre korundu. Türkiye’de bir daralma ve bekleme modu var bu yüzden de yurt dışındaki beklentiler  ve satışlar biraz daha yükseldi sayısal olarak da artıyor. Ciro anlamında da iç piyasaya göre % 3-4 gibi bir artış oluyor Sattığımız makine adedi ve ülkeler adına ciddi bir artış var.

Yurt dışı satışlarınızdaki artış yapmış olduğunuz yatırımlar mı, yapılanma mı, geliştirmiş olduğunuz makinalar mı, yurt dışı mümessillikleriniz mi hangisi daha ön planda?

Bunların hepsi bu saç ayağının önemli bir parçası yurt dışı mümessillikler doğru kişilerle ilişkilendirilmiş olması bu işin en önemli ayaklarından bir tanesidir ikincisi doğru makine doğru müşteriye gider ve doğru referans olarak size dönerse bu sistem mümessilinde bizimde işimizi kolaylaştırıyor.  Üçüncüsü bizim bu pazarları iyi beslememiz gerekiyor mümessiliniz ve makinalarınız çok iyi olabilir  gidip gelmekle gereken teknik bilgiyi ve alt yapıyı oluşturmakla mümessillerinde müşterilere bu bilgileri doğru zamanda aktarmalarını sağlamak bu işin en önemli ayaklarından bir tanesi eğer doğru zamanda doğru yerde değilseniz istenmeyen sonuçlarla karşılaşılabiliyorsunuz. Bulunduğunuz ülkelerde gerekli tanıtım ve reklam çalışmalarını da en iyi şekilde yapmanız gerekiyor bunların hepsi bir arada yapılması gereken hamleler bunları yaptığınız sürece o ülkelerde başarıyı yakalıyorsunuz.

_DSC1474-minİhracat yapan firmalar arasında en tecrübeli firmalardan birisiniz ihracat yapmak isteyen firmalar tavsiyeleriniz nelerdir?

Yurt dışı pazarlara satış yapabilmek  çok sabırlı olunması gereken bir süreç kısa zamanda sonuç alına bilmesi mümkün değil, kısa vadelerde ciddi sonuçlar alınmasa dahi atılan her adımın yapılan her yatırımın bir gün meyvelerini vereceğini söyleyebilirim. Bizim sektörümüz diğer sektörler gibi değil ilk makinayı kurana kadar çok ciddi bir hazırlık süreci gerekiyor. İkincisi makinanın kurulması, çalıştırılması, bakım ve servis ağının oluşturulması aşamaları çok uzun bir süre gerektiriyor. ihracatın geliştirilmesi adına bunların hepsi doğru bir şekilde konumlandırılmalı nerden baksanız hiç olmadığınız yeni bir pazarda makine satar hale gelebilmeniz adına en az bir 5 yıllık süreye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Doğru mümessil bulunmuş, gereken yatırım yapılmış, teknik alt yapısı oluşturulmuş, satış ve teknik servis adına doğru yatırımlar güçlendirilirmişse 4-5 yıl içerisinde o pazardan doğru bir şekilde verim alınmaya başlanılabilir.

Yurt dışı pazarlarda iki önemli unsur var birincisi finansal ayağı makine satabilmek için finansal ayağının güçlü olması gerekiyor Avrupa’daki firmalar bu konuda bizden bir adım önde siz bu finansal ayağı nasıl sağlıyorsunuz, ikincisi makine satışlarında genelde bir vadeleşme var bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

İhracatın amacı şu olmalı; bizimde oturtmaya çalıştığımız konum ihracat adına, ihracat peşin yapılması gereken bir iş, peşin olmak zorundaki; Türkiye’de olan firmaları sermaye ayağını bu peşin para ile sağlasınlar. Üretici firmalar bütün araştırma geliştirme faaliyetlerini nakit yapıyorlar bunlarda yurt dışına satılan makinalarla yerine geliyor. Türkiye’de genelde vadeli satışlar yapılıyor bu işin doğası bu aynı ülkede olmanın aynı kanunlara sahip olmanın verdiği bir avantaj ama yurt dışı satışlarda genelde % 90 oranında Dilmenler makine olarak peşin çalışıyoruz. Vadeli satışlar karşımıza çıktığında onda da farklı sistemler geliştiriyoruz mesela Exim bankla kredi almaları o krediyi bize peşin para olarak ödemeleri birinci ayağı bu ikincisi Citibank ayağı, HSBC ayağı yurt dışı kaynaklı bazı bankaların açılan akretifleri veya vadeli satışları satın alması gibi ayakları var ama bu her ülkede mümkün değil risk oranları yüksek olan ülkelerde bu tür anlaşmalar çok uygun olmaya biliyor. Ama mümkün olduğu taraflarda her ikisini de kullanıyoruz. Üçüncüsü de direk finans vade vermek gibi ama bu çok az baş vurduğumuz, genel anlamıyla çok tasvip etmediğimiz bir konu fakat öyle durumlar oluyor ki, öyle yerler oluyor ki, öyle müşteriler oluyor ki bazen bunu da  yapmak zorunda kalıyoruz. Tamamen peşin olarak sattığımız ve ye peşin kredilerle sattığımız satışların yüksek olması durumuyla şirketin nakit dönüşünü sermaye akışını sağlıyoruz ki Türkiye içerisinde ve bazı yerlerde vadeli satışlar yapabilelim. Bu ikisi arasındaki dengeyi doğru sağlayabildiğimiz müddetçe şirketin büyümesini, gelişmesini ve geleceğe yatırım yapmasını sağlamış oluyoruz. Tabii Türkiye’deki eksiklik şu Dilmenler makina gibi bir sürü ihracatçı firma var bunların finansal anlamda kendi kaderlerine bırakılıyor olması çözümünü bul kredilendirmeni yap (Eksimbank, HSBC, Citibank) gibi kendi kaderlerine bırakılıyorsa bizim gibi firmalarda mümkün olan işler azalıyor, ulaşabileceğiniz müşteri sayısı azalıyor vade veremediğiniz bir çok müşteriye hayır diyebiliyorsunuz. Diyeceğim şu ki ihracatın ve vadeli satışın artması için bir takım enstrümanların devreye sokulması gerekiyor. Buna söyle bir örnek verebiliriz Avrupa da belli ülkelerde bu tür finansal araçlar söz konusu Almanya’da herkes bilir Hermes diye bir  devlet kuruluşu var  kredilendirme yapar ülkedeki ihracatçı firmalar, yurt dışındaki firmalara mal satarken peşin satar ama Hermes denilen kuruluş yurt dışındaki firmaya belli bir oranda firmanın da tabi ki kredibilitesini işin içine koyarak belli bir kredilendirme yapar, bu kredilendirme devlet güvencesinde olduğu için hem daha düşük olur hem de müşteri için de daha cazip olur aynı zamanda da ülkenin girdisi ve ihracatının artmasını sağlar. İkincisi o ülkedeki ihracatçıya finansal destek sağlamak  ve onu koruma adına yapılmış bir yöntem. Üçüncüsü de müşteriyi kendi ülkesine  bağlı kılan, kendi ülkesine gelmesini sağlayan başka bir enstrüman. Bu nedenle Alman makine üreticileri makinalarını bütün dünya ya pazarlayabiliyorlarsa  en önemli sebeplerden bir tanesi budur. Pahalı olmalarına rağmen üçüncü dünya ülkelerine pazarlayabiliyorlar çünkü Hermes gibi devlet kuruluşları  bu ülkelerdeki güvenilir firmalara kredilendirme yapabiliyorlar. Bu durumda ihracatçı firmanın üzülecek, düşünecek ve ya finansla ilgili bir sorunu kalmıyor, kalmayınca da üretici firma işini geliştirmeye ve kapasitesini arttırmaya odaklanıyor.

Türk hükümetinin de sektörün desteğini alarak bu tür argümanları geliştirerek ihracatçıya destek vermesi ve ihracatı geliştirmesi gerekir.

2016 yılında Dilmenlerin yapılanmasında  ve makine parkurunuzla ilgili ne gibi gelişmeler ve değişiklikler yaptınız?

Dilmenler makine yine Megam boyahanesinin geri dönüşlerini kullanarak ürettiği makinalarını geliştirmeye ve yenilemeye çalışıyor. Bunlar radikal olarak ortaya çıkmıyor ama kullanıcının kullanım kolaylığını sağlamak, yapılan ürünün kalitesini arttırmak adına, Dilmenlerin Megam’da karşılaştığı her türlü olayı, makinalarımızın gelişimine katkı sağlamak adına kullanıyoruz. Yeni üretim olarak Dilmenler makine baskı makinasını tamamlamaya çalışıyor, kontunu makinaların geliştirilmesi, çoğaltılması ve mevcut makinalarda da gördüğümüz aksaklıkların revize edilmesi 2016 planlarımız idi.

Dilmenler makine Türkiye’deki 312. AR-GE merkezi oldu bununla ilgili bilgi verir misiniz?

Dilmenler makine 2016 yılında Türkiye’deki 312. AR-GE merkezi oldu. Yaklaşık 1 ay öncesi Sanayi bakanlığının sitesinde de yayınlandı. AR-GE merkezi olmak birincisi Ar-Ge yapabilme kabiliyetine sahip bir ekibin Dilmenler bünyesinde olması, ikincisi bu ekip tam zamanlı çalışacak ve 15 kişiden az olmaması, 15 kişide yarım zamanlı 30 kişinin  Ar-Ge için çalışacağı 24 saatini bu işe veren topluluğun olduğu ve bu topluluğu firma kendi bünyesinde istihdam ediyor olması . Ar-Ge merkezinin firmanın araştırma geliştirme adına yapmak istediği ne tür proje varsa bu projelerin hepsi üzerinde 24 saat tam zamanlı çalışma işini yapabiliyor olması.  Dilmenler makine Megamı Ar-Ge merkezi olarak kullanıyor ama yapılan işlerin projelendirilmesi, sıfırdan hayata geçirilmesi adına birilerinin bir takım çalışmalar yapması gerekiyor. Sonuçlarını Megamda görebiliyoruz ama başlangıçlarını yapmak için proje oluşturulması işlemini Dilmenlerin içerisinde yapıyor ve hayata geçiriyoruz.

_DSC1478Ar-Ge merkezinizi oluştururken devletten her hangi bir destek aldınız mı? Geliştirme sürecini Dilmenlerden çıkan projelerle mi yoksa dışardan gelen projelerle mi yürütüyorsunuz?

Ar-Ge merkezi olmak devletin firmalara sunduğu bir özellik devlet böyle bir imkan sunuyor,  devletin koymuş olduğu standartlara uyan ve bu standartları sağlayan firmalar Ar-Ge merkezi olabiliyorlar. Bu süreç tamamen devletin prosedürlerine uygun olan bir süreç, gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra devlet size siz bizim istemiş olduğumuz şartlara uygun bir firmasınız diyor ve  Ar-Ge merkezinde yaptığımız araştırma geliştirme projeleri bu sistemin içerisinde yürüyor. Amaç böyle bir yapılanma kurmak ve bu yapılanmayı sadece araştırma geliştirmeye haiz bir yapılanma haline getirmek,  bunun içerisinde yeni projeler üretip bir takım insanların daha fazla zamanını araştırma geliştirmeye ayırarak proje üretmelerini sağlamak. Dilmenler bunu daha önce biraz daha alaylı şekilde, piyasadan gelen müşteri isteklerine göre yapıyordu. Ar-Ge merkezi olduktan sonra ise bu işi başından yapacak, oturup düşüneceksiniz diyeceksiniz ki bizim böyle bir şeye ihtiyacımız var bunu elle tutulur hale getirerek  Ar-Ge merkezinde bir proje oluşturmak, oluşturduğunuz projeyi yetkili kurumlara sunmak ve yetkili kurumların onayını aldıktan sonra da bunu firmada üretip tamamlamış olarak Megam ve Megam gibi kuruluşlarda da test etmek, ne kadar yararlı olduğunu ifade etmek zorundasınız. Yani Ar-Ge merkezleri işi başından sonuna kadar yürüten bir sistem haline dönüştürüyor. Alaylı olmaktan çıkarıp akademik olmak bu işi daha sistematik ve daha ehil kişilerin eline bırakıp dünya ile bağlantı kurabilecek hale getiriyor, Kısacası bir AR-GE kültürünün yerleşmesini ve daha verimli bir şekilde nihai ürüne destek vermesini sağlamayı amaçlıyor.

AR-GE merkezi olduktan sonra 2017 yılında dilmenler makine da şirket yapılanmasında ve üretimde ne gibi yenilikler olacaktır?

Birinci ve ön önemli temeli şu biz yürüyen mevcut işlerimizi devam ettireceğiz. İmalatlarımız devam edecek, şirketin hayatiyetini devam ettirmesini sağlayan ihracatta ve iç piyasada bütün fırsatları değerlendireceğiz. İkincisi Ar-Ge merkezi olmamız sebebi ile bir takım projelerimizi Ar-Ge merkezi içerisinde hayatiyete geçirmemiz ve bu kültürü oluşturmamız gerekiyor. Bunlar bize yeni yapacağımız projelerde ve işlerde bir takım ivmeler sağlayacak, referansımızı güçlendirecek ve yurt dışı firmaların bize bakış acılarını değiştirecektir. Fakat bu önümüzdeki yıl bizim için geliştirme dönemi olacaktır bu kültürün firmada, çalışan insanlarda ve müşterilerimizde bir farkındalık oluşturmasını sağlamamız  ve bu bağlamda da bir takım projeleri de bu sitemin içerisinde yürütmemiz gerekiyor. Bizim Ar-Ge içerisine dahil edeceğimiz projelerimiz belli bunları da zamanı geldiğinde sizlerle paylaşacağız. Bundan sonra şirkette yapılacak her şey Ar-Ge merkezinden çıkacaktır, her şeyden önemlisi bu kültürün her bir bireyin aklında ve işinde oluşmasını, oluşturulmasını sağlamak zorunluluğumuz vardır. 2017 yılının Türk tekstil sektörü ve makine sanayimiz için başarılı bir yıl olmasını diliyorum.

Share
798 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ